Öncelikle bu şekilde sokak ve caddelere duba ve araç parkını engelleyecek şekilde bariyer, işletmeye ait herhangi bir nesne vesaire gibi bir nesnenin koyulması, park yeri arayan vatandaşlara ise "mal indireceğiz" "bizim aracımız gelecek" "burası bize ait" ve benzeri şekilde işlenen fiiler, yasal mevzuatımız açısından birkaç farklı yönden ele alınmalıdır.


İlk ve en önemli olarak bu şekildeki yol kapatma fiili kesinlikle hukuka aykırı ve haksız bir fiildir. Yasal dayanağını ise Karayolları Trafik Kanununun 14. maddesinde düzenlenen karayolu yapısı ve trafik işaretlerinin korunması başlıklı madde oluşturur. Buna göre bu tür fiiller KTK gereğince yasaklanmış ve bu tür davranışlar sergileyen kişiye her fiili için ayrı ayrı olmak üzere 2026 yılı itibarı ile 5662 TL trafik idari para cezası öngörülmüştür. Bu cezalar her yıl güncellenmektedir. Tabi bunun yanında mevzuatımız açısından baktığımızda bu tür fiiller Kabahatler Kanunu'nun 38. maddesinde de ayrıca bir idari para cezası öngörülmüştür. (2026 yılı itibarı ile 1.764 TL)


Yine mevzuatımızda 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1/ç-3. bendinde Yetkili organların kararı uyarınca tespit edilen durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerindeki araç park yerlerinde gereken denetimleri ve diğer iş ve işlemleri yapmak şeklinde görev sorumluluğu yüklenmiştir.

 

Ve kanaatimizce en önemli hususlardan bir tanesi de Türk Ceza Yasası'nın 179/1. maddesinde düzenlenen Trafik güveliğini tehlikeye sokma suçu açısından değerlendirme yapılabilir. 

Madde metni "Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir." şeklindedir. 

 

Bu tür bir engel nedeniyle bir trafik kazası meydana gelmiş ise, bu engeli haksız şekilde oraya koyan kişi/işletme doğrudan doğruya cezai sorumluluk altında olduğu gibi borçlar hukuku bağlamında haksız fiile bağlanan tazminat davasında da birebir muhatap konumda olacaktır.

 

Vatandaşlarımız bu tür bir haksızlık ile karşı karşıya kaldıklarında öncelikle yola bırakılan nesnenin fotoğrafını çekmeli, kanaatimizce 112-155 gibi kolluk birimlerini arayarak olay ihbarında bulunmalıdır.

 

Fotoğraf ve video ile belgelendirme, kolluk ekipleri gelene kadar ilgili nesnenin kaldırılması, bu nedenle iddianızı ispatlayamamak ile sonuçlanabileceği için önem arz etmektedir. Az evvel izah ettiğim üzere, belediyelerin ve belediyelere  bağlı bulunan zabıta birimlerinin de ilgili kanun ve yönetmelik maddeleri gereğince bu idari yaptırımları uygulama yetkisi mevcuttur.

 

Günlük hayatta hepimizin sıkça karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi olarak zabıta memurluklarına iletilen bu tür şikayetler "yetkimiz yok" "polisin görev alanı" gibi bahanelerle geçiştirilmektedir. Ancak belirttiğimiz gibi, belediyelerin ve dolayısı ile zabıtaların da bu yönde yetki ve sorumlulukları vardır.

 

Yapılan ihbara rağmen herhangi bir işlem yapmayan zabıta memuru hakkında Türk Ceza Kanunu'nda yer alan Görevi Kötüye Kullanma (ihmal suretiyle olan kısmı maddenin 2. fıkrasında düzenleniyor) TCK md. 257 kapsamında değerlendirilmelidir. Söz konusu denetimlerin yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan zararlar için idarenin hizmet kusuru nedeniyle ilgili belediyelerin de sorumluluğunu doğurabilecektir. Çünkü, bu tür bir denetim sorumluluğu yerine getirilmediği için bu husus kamu hizmetinin yürütülmesinde bir "hizmet kusuru" olarak değerlendirilmelidir. Ancak bunun ön şartı az önce de belirttiğim gibi, ortada bir ihbar bulunmasıdır.

 

Belediyelerin kendi iç bünyesinde ihbar hatları olmakla birlikte, bu tür aramalar 112/155 gibi Devlet tüzel kişiliğine değil belediyelerin kendi tüzel kişiliklerine ait olduğu için kayıt edilmeyebilir ya da bu tür bir soruşturmada belediyelerin ilgili birimleri tarafından verilmesinden kayıt tutulmuyor gibi argümanlarla kaçınılabilir. Bu nedenle belediyelere yapılacak başvuruların, yazılı şekilde yapılmasını öneririm. Bunun dışında kolluk güçlerine telefonla vereceğiniz (112 acil hattı gibi) ihbarlar kayıt altında tutulmakta ve güçlü ispat aracı niteliği taşımaktadır.

 

Yine aynı şekilde çekilen fotoğraflar CİMER üzerinden de şikayet konusu yapılarak güçlü bir ispat noktası oluşturulabilir. Kara yollarında aksi trafik levhaları ile belirtilmedikçe akış yönüne göre en sağ kısımlara trafik akışını engellemeyecek şekilde araç park edilebilir. Bu tür park yerleri kamu orta malı statüsünde olup herkesin eşit kullanımına açıktır. Çeşitli bahaneler ile buraların kişisel park alanı olarak kullanımı engellenemez. Bu tür yerlerden otopark ücreti alınamaz.

Yine de her şeye rağmen başka bir park yeri bulunabiliyorsa çatışma-tartışmadan kaçınarak yukarıda belirttiğimiz resmi kanallardan suç/kabahat ihbarunda bulunulması önerilmektedir.